Web 2.0 Sahaya İnsin !
Geçen gün katıldığım etohum-doktorsitesi.com toplantısında aklıma bir konu takıldı. Web seminerleri düzenliyoruz, etohum benzeri toplantılarda internet girişimciliği üzerine konuşuyoruz, bilimum sosyal ağlarda web ve gelişimi üzerine tartışıyoruz; fakat sanki tüm düzenleyen, katılan ve ağın içerisindeki insanlar hep aynı insanlar. Muhabbetler, buluşmalar hep aynı beyinlerin fırtınalarıyla yönleniyor.
Gayet farkındayım ki Türkiye’de internet kullanımı kalitesi, taşrada internet kullanımının hemen hemen hiç olmaması, bordrolu çalışmaya alışık bünyelerin konuya ilgisiz kalması gibi sebepleri cevaben sıralayabilirsiniz. Fakat bir şekilde, bu alanda öncülük görevi üstlenenlerin “web bilinci, internetin verimli ve geniş çapta kullanımı” konusunda kitleleri yönlendirmesi gerekir diye düşünüyorum. İlgili toplantı ve seminerler elbette ben ve benim gibi konuya ilgisi olan gençlere çok faydalı oluyor. Ancak web bilinci konusunu ürünümüz olarak düşünürsek pazarlama faaliyetlerini, hali hazırda ürünü almaya hevesli ve talepkar kitleye yönelik yapıyormuşuz gibime geliyor. Belki de geriye kalan ve çoğunluk olan müşterilerimize de ürünün tanıtımını bir şekilde yapabilmeliyiz. Bu ağızdan ağıza pazarlama (günlük sohbetlerde internet uygulamalarının gündemde olması) olabilir, internet dışı mecraların kullanımı(üniversiteler, kurumsal şirketlerin intranetleri) olabilir veya gerilla yöntemleri (”Bugün internet için ne yaptın ?” ahlaki sorgulamaları) ile olabilir.
Sonuçta Türkiye’de internet kullanımının belirli noktalara geldiği aşikar; fakat internet son 10 yılda kabuk değiştirdi ve hergün içerik, kullanım, güvenlik ve etkileri açısından bu değişimi sürdürüyor. Ortaöğretim yıllarında hatırlarım, insanlar interneti mRIC ve e-mail atışlarından ibaret bilirdi. Şimdi de insanların (istatistiki çoğunluk) dilinde feysbuk ve yutub gibi popüler kültüre sızmayı başarmış girişimlerin dolanması konuya olan ilginin seviyesini gösteriyor bence.
Kimseyi küçümsemek, rencide etmek veya yargılamak niyetinde ve seviyesinde bir insan olarak yazmıyorum bunları, aksine internetin hayatımızı günbegün kolaylaştırdığını ve bundan mümkün olduğunca herkesin daha çok faydalanması gerektiğini savunuyorum. Günlük hayatımızda, iş hayatında, sosyal ilişkilerimizde, sağlık sorunlarımızda, global araştırmalarımızda bize zaman-kalite-maliyet avantajı sağlayacak olan o kadar çok uygulama var ki. Örneğin, Bakınız : Techcrunch 1. si Yammer‘ın şirket için etkin kullanımı veya online proje yönetimi siteleri veya kurumsal twitter fırsatları veya en basitinden Google Desktop. Bu söylediklerim belki de en temel uygulamalardan birkaçı; ama gidin bakın çoğu şirkette değil kullanmak, varlıkları bile bilinmiyor. Benim de itirazım tam bu noktada oluyor. Bu sebeple de değişime direnç, iş yapma biçimlerinde muhafazakarlık, bilindik yöntem – en iyi yöntem gibi iş dünyamızda hala geçerli olan konular sinirlerimi gerdiği sürece benzer yazıları farklı başlıklar üzerinden tekrarlıyor olacağım.
Resim ref: Sarıyahşi Kaymakamlığı
Related posts:

Aynı Şaşkınlığı bende yaşamaktayım. Ben daha uç örnekler vericem. İki yazılımcı yakınım ile(ikiside bilgisayar mühendisi birisi 35 diğeri 43 yaş civarı) web 2.0 sosyal ağlar -Çember.net 4.4 milyon euro ya satılmış vs. konuşurken konu hakkında birşey bilmediklerini farkettim. Daha doğrusu ilgilenmediklerini farkettim. İkiside faal olarak çeşitli büyük şirketlerde çalışıyorlar. Aklıma Mehmet Doğan’ ın blog yazmayı neden bıraktığını anlattığı konferansı geldi. Artık bilginin ve zamanın sınırlı kaynak olmadığını(İnternet çağı) sınırlı kaynağın İLGİ olduğunu Herhangi bir konuya ilgi gösterebilmek olduğunu söylemişti. Sanırım burası neden insanlar farkında değil gelişmelerden vs. tarzı sorulara cevap olur kanaatindeyim. (NOT: Eminim ki yukarıda saydığın ve başka birçok web servislerinden haberi olmayan Amerika’ da ve İngiltere’ de veya Japonya’ da da insanlar vardır.)