BlogNOT

degisimYaklaşık 2 yıldır blog yazıyorum. İlk oluşturduğum gezi blogu tüm amatörlüğüyle Azbuz üzerinden hizmet veriyordu, bakınız kendisi hala burada. Geçen zaman içerisinde her blogger gibi benim de bazı evrimler geçirdiğim ortada. Bu 2 yılda yazmaktan ve yazdıklarımdan çok keyif aldım ve hala da alıyorum. Fakat şu an aktif 3 blog sahibi birisi olarak bazı konularda kendimi yenilemem ve daha verimli bir şekilde bloglarıma devam etmem gerektiğini gördüm.

Ben bu düşüncelerle gark olurken FriendFeed’de tartışılan Süleyman Sönmez’in şu yazısı artık zamanın geldiğini bana hatırlattı. FriendFeed ve twitter gibi mikro ve anlık uygulamaların blog dünyasına farklı açılımlar getirdiği konusunda herhalde herkes hemfikirdir. Bu uygulamalar sayesinde bilgiye ve aradığımız “şey” e çok daha hızlı ve farklı kaynaklardan ulaşabilme imkanı yakaladık. Son dönemde FriendFeed hakkındaki kişisel görüşüm beni bilgi bombardımanına tuttuğudur. Özellikle bazı konularda bilgi açlığımı fazlasıyla doyurduğunu söyleyebilirim.

Şimdi gelelim bloglarım konusunda aldığım karara. fikrim karaborsada, benim özgürce oynayabildiğim, yeri geldiğinde tepkilerimi dile getirebildiğim, yeri geldiğinde belirli bir limit veya sınıra bağlı kalmadan sesli düşünebildiğim bir yer. “Blog mu kaldı canım” dönemine gelinceye kadar da burada yazmaya devam edeceğim. Öncelikle şunun farkındayım ki ben bir pazarlama uzmanı değilim, harika blog tasarımları da yapmıyorum, fikirlerimin hepsi birer girişimcilik rüyasına dönüşür gibi de bir iddaam yok. Blogumda bir gelir modeli kurgulamayı da düşünmüyorum, zaten bu düşüncelere sevkolucak ziyaretçi sayım da yok. Tasarım değişikliğinden de anlayacağınız gibi bundan sonra burada etkinliklerden, okuduklarımdan, fikirlerimden kısa parçalar bulacaksınız. Daha önceden bazı yazılarımda yaptığım gibi uzmanlık alanım olmayan konularda uzunca yazılar döktürmeye kalkışmayacağım. Zaten bu konularda araştıran, yazan, çizen ve heyecanla takip ettiğim kişiler var ve bu değişikliği biraz da onlara saygı göstermek için istiyorum. Artık çok daha bana ait yazılar yazacağım. Bu kararımda blogların güncelliği saatler içerisinde değişebilen yazılara boğulmasına olan tepkim de rol oynuyor.

Diğer iki blogumda ise ilgi duyduğum iki alan hakkında yazılarıma devam etmek istiyorum. Birincisi, likeatrippie, seyahatlerim ve deneyimlediğim mekanlar hakkında yazılar yazdığım bir yer. Seyahat etmekten oldukça keyif alan birisi olarak bu blogun dünyanın herhangi bir köşesinden herhangi bir kişiye kısmen de olsa fikir verebileceğini düşünüyorum. Kendim de Seyahat 2.0 dan oldukça yararlanan biri olarak seyahat anılarımı paylaşmanın zevkli olduğu kanaatindeyim. İkinci blogum, telcoscope, yeni başladığım bir blog. Burada, ileride kariyerimi şekillendirmek istediğim mobil-internet etkileşimi, mobil çözümler,telekomünikasyondaki gelişmeler, web-mobil-gps yakınsaması (meşhur tabiriyle) ve teknoloji ve iletişim alanındaki yenilikler konularında yazılar yazmak istiyorum. Hem kendimi geliştirmek, hem araştırmalarımı toparlayabilmek hem de insanlarla paylaşabilmek adına faydalı olacağını hissediyorum.

Özellikle son 6 aydır internet başında günlük yaklaşık 12-14 saat zaman geçiriyorum. Sosyal hayatımı ve kişisel ilişkilerimi yer yer olumsuz etkilediğinin farkında olsam da her geçen gün öğrendiğim ve kafamdaki dünyanın şekillenmesine yardımcı olan yeni herşey beni gerçekten heyecanlandırıyor. Bu yaşımda sahip olduğum heyecan, ilgi ve yetenekleri doğru yönlere ve konulara aktarabilirsem başardığımı da göreceğimdir. Başarı nedir diye sorabilirsiniz; benim için tatmindir.

En azından denemeye değer….

  • Share/Bookmark

Related posts:

  1. Artık turizm.webgirisim.com´dayım
  2. mitfahrgelegenheit.de
  3. Yeni Baştan
  4. TechCrunch & Webrazzi Meetup Istanbul 2008
  5. Kıssadan Kısa Hisseler

Leave a Reply