Yes We Cem !
Posted in Almanya'dan Parçalar on August 19th, 2009 by admin – Be the first to comment
Açıkçası Almanya’ya gelmeden önce bu isim hakkında çok da fazla bilgim yoktu. Tek bildiğim Yeşiller Partisi’nin eşbaşkanlığına seçildiği idi. Fakat burada bulunduğum zaman içerisinde gerek basında gerekse siyaset muhabbetlerimizde sıklıkla Cem Özdemir ismini duyar oldum. Kim bilir belki de muhabbetlerin bir kısmı da soyadı benzerliğimizden kaynaklanıyordu.
Cem Özdemir kimdir ? Almanya’da yaşayan milyonlarca Türk vatandaşından biri midir ? Türkiye’den göç eden bir ailenin çocuğu olarak Almanya’nın önde gelen partilerinden birinin başkanlığına nasıl yükselmiştir ? Geçen haftalarda tageschau’daki bu röportajı [Almanca] izledikten sonra Almanya’nın Obama’sı ilan edilen Cem Özdemir’i internette araştırdım biraz. Siz de mesela başlangıç olarak Wikipedia’nın Türkçe ve İngilizce kaynaklarından ön bilgi edinebilirsiniz. Sonrasında Zaman Gazetesi’nden Hasan Kanbolat’ın makalesini okuyabilirsiniz. Cem Özdemir’in kendi sitesine de buradan ulaşabilirsiniz. Ama benim asıl bahsetmek istediğim konu Cem Özdemir’in sosyal medya kullanımı ile ilgili. Hatta gün gelse, RTE de bir Youtube röportajıyla kalmasa, kendisine Özdemir’i örnek alsa, hayat bayram olsa…
Cem Özdemir hakkında ilginç olan nokta sosyal medyayı Almanya’daki meslektaşlarına nazaran çok daha aktif olarak kullanması. Mesela öğrenci yurdu odasını andıran ofisinden sosyal medya araçlarını zikrettiği vidyosuna bir bakınız. Ya da 7 Haziran’daki parlemento seçimleri ile ilgili seçim çağrısı vidyosu…Ve Youtube’daki onlarca farklı vidyo…
Twitter hesabı mevcut fakat aktif değil. Facebook hesabı ise burada. Hatta 2 ortak arkadaşımız var
Aktif olarak kullandıkları bir Facebook Fan sayfası var ayrıca. Yes We Cem isimli bir Facebook grubu bulunuyor ve de. Cem Özdemir olur da bu yazıya denk gelirse kendisini Friendfeed’e de bekliyoruz. – http://friendfeed.com/cemozdemir
Özellikle Almanya’da yaygın olarak kullanıldıktan sonra Avrupa’nın diğer ülkelerine de yayılmaya başlayan bir offline/online uygulamadan ve ilgili websitesinden bahsetmek istiyorum :
Tabi böyle güzel bir şekilde işleyen siteyi görünce Türkiye’de aktif olarak uygulanabilir mi sorusu geldi hemen aklıma. Bu konuda emin olamadım. Neden mi ?
İki çok basit örnekle anlatacağım. Birincisi metroların durumu. Malum İstanbul’da, Londra’da, Paris’te, Barselona’da, vb. şehirlerde metro girişlerinde rastladığınız turnike, barikat, otomatik kapı gibi aygıtlara Münih’te rastlamıyorsunuz. Metroya binişinizde sizi kontrol eden hiçbir güvenlik görevlisi de bulunmuyor. Sadece girişlerde biletinizi okutmanız için okuyucu makineler var. Tüm bu giriş kontrollerinin yerine, ayda yılda bir metroda kontrol yapan görevliler bulunuyor. (7 ayda 6 kez kontrol edildim, günde 3-4 kez metroyu kullanıyorum) Şehir kendi sistemini oluşturmuş. Hemen hemen her sabah metroya binen insanların düzenli olarak biletlerini okuttuklarına şahit oluyorum. Ya da metro içi kontrollerde biletsiz yolcuya hiç rastlamadım. Her ne kadar geçenlerde konuştuğum 30 yıldır Almanya’da yaşayan Türk kökenli bir amcam, bu durumu Almanların tarihten gelen otoriteye karşı korku besleme özelliklerine bağlasa da ben bunun çok güzel bir toplum ahlakı örneği olduğunu düşünüyorum.
İkinci örnek şehrin hemen hemen her köşesinde bulabileceğiniz gazete kutuları ile ilgili. Yanyana dizilmiş 5-6 çeşit gazetenin bulunduğu gazete kutularından günlük olarak gazetelerinizi tedarik edebiliyorsunuz. Her gazetenin fiyatı üzerindeki kutuda yazılı. Kutuların kapakları daima açık ve hiçbir kontrol mekanizması yok. Ve özellikle gözlemledim, tek bir kişi bile para bırakmadan gazete almayı denemedi, ben hariç
Tarihler 15 Ağustos 2008′i gösteriyordu. O gün Venedik’e uçuş vardı, ardından Roma,ardından da İstanbul. Tam uçuşa saatler kala öğrendim ki hazretlerinin konseri varmış şehr-i güzel Berlin’de. Bir an konser afişine bakakaldım, sonra her zaman olduğu gibi aynı mantık devreye girdi : “Bir daha ne zaman …. ?” 