Bir Ben Var Benden İçeri

Sanal Dünyadan Merhabalar

Posted in Bir Ben Var Benden İçeri on August 28th, 2009 by admin – 1 Comment

image06Orta direk bir yeni nesil internet/mobil kullanicisiyim. Kisaca, hayatimda mobil/internet nasil ve nerelerde yer aliyor bahsedeyim.

  • Babamdan kalan bir aliskanlik; haftalik güncelledigim bir “Yapilacaklar” listem var. Bildiginiz beyaz kagida, cüzdanimda tasiyorum kendisini. Yazmayi düsündügüm blog yazilarindan tutun, incelemek istedigim site isimlerine; aksam marketten ne almam gerektiginden, haftalik etkinlik katilimlarima kadar bu listeye yaziyorum. Simdiye kadar cok ama cok faydasini gördüm. Online ve mobil versiyonlarini denedim, ayni verimi alamiyorum.
  • Günlük harcadigim zaman, icerik kalitesinin düsmesinden ve yol gecen hanina dönüsmesinden dolayi azalan bir Friendfeed kullanimim var. Genellikle “Favoriler” imde yer alan insanlarin girdilerini takip ediyorum. Arada meraktan tüm Friendfeed akisina baktigimda oluyor. Özellikle mobil konusunda arama özelligini kullaniyorum. Girdilerim genellikle blog yazilarim, Almanya´dan haberler ve mobil/internet ile ilgili. Arada kisisel girdiler, merakimi celbeden sorular da yer aliyor. Sürekli takip ettigim kilit isimler var. Sagolsunlar, cok sey ögrendim.
  • Profesyonel blogcu degilim, buna ragmen toplam 2,5 yillik bir blog yazma gecmisim var. fikrimkaraborsada ile beraber seyahat blogum trippie ve mobil blogum telcoscope var. Yazmak hala keyif veriyor, tek bir yorum hala cok mutlu ediyor. Yazilim/tasarim islerinden cok cakmam, arada hazir taslaklarla oynuyorum, arada arkadaslar logo vs. hazirliyor, önemli olan icerikleri, önemli olan yazmaktan haz almak. Hala aliyorum, almadigimi hissettigim an birakila.
  • Anlik mesajlasma (chat) namina Gtalk, Skype ve Facebook Chat kullaniyorum. MSN i acmayali 1 yili askin zaman oldu. Gtalk isyerinde oldugum zamanlarda, Skype genelde aile ve yakin arkadaslarla, Facebook da arkadas veritabanindan dolayi kullandigim programlar.
  • Google Reader´da 20-25 kadar günlük takip ettigim Türk blogu var. Bu bloglari sürekli buradan takip ediyorum. Bunun disinda Streamy ve Feedly´yi hakkiyla deneme firsati bulamadim henüz. Digg de keza öyle. Bu aralar onlarla oynayacagim biraz.
  • Kendimi bildim bileli, tüm toplu ulasim seyahatlerimde (özellikle Almanya´da) sadece ve sadece yazicidan aldigim mobil ile ilgili raporlar, arastirmalar ve makaleleri indirip okuyorum. Yüzlercesini burada bitirmisimdir. Ilginctir daha baska konuda birsey okumadim toplu tasima aracinda, bu da aliskanlik olsa gerek, ya da ulasimda mobil hissiyati. Bilemiyorum. Su an okudugum 300 sayfalik isin derinine inmis bir mobil ödeme arastirmasi okuyorum.
  • Bing, Yahoo, Wolphram gibi arama motorlarini hemen hemen hic kullanmiyorum. Teknoloji, internet, mobil, telekom vs. konulu tüm aramalarim genelde artik Twitter üzerinden. Geri kalan konular da hala gugilliyorum.
  • Cepten ebook (mbook ya da) denedim birkac kez, sevemedim bir türlü.
  • iPhone um hic olmadi, olmasin da, HTC ye bakiyorum bu aralar, galiba HTC alacagim, dur bakalim.
  • Youtube´da en fazla aradigim vidyolar yakin tarih belgesel ve siyasi olaylar. Alkislarlayasiyorum sitesini de son zamanda siklikla kullanmaya basladim. Hala denemediyseniz bir göz atin derim, keyfine.
  • Her yerden firlayan Twitter, Friendfeed uygulamalarini acikcasi dogru düzgün denemedim. Tweetdeck, bir de arada Twshot.
  • Seyahati lokasyon bazli servislerle karmalayip ödemeleri mobilin derinliklerine sokup cikarmayi pek bir seviyorum. Isin IT, yazilim, tasarim, pazarlama, reklam vs. taraflarindan cok yeni is, proje gelistirme taraflari pek bir ilgimi cekiyor. Dur bakalim, genelde tuvalette gelen cin fikirlerden bir gün birsey cikacak, en azindan ben inaniyorum, yeter :)
  • E-posta servisi olarak sadece Gmail kullaniyorum. Deneme yapmak istedigim siteler icin 2 adet feyk e-posta adresim de mevcut.
  • ozdemiron nikiyle sanal alemdeyim genelde. Eksisözlükten kovuldugum nikim de bu hatta. Zamaninda böyle düz birsey almisim, degistirmedim hic.
  • Basit bir Word dosyasinda depoladigim 200 kadar denemeyi, incelenmeyi bekleyen startup listem var, zamanla artik.
  • Fotograf paylasimlarinda Facebook pek tercihim degil, Picasa kullaniyordum bugüne kadar, bugünden sonra ben de Flickr´a gececegim. Daha kullanisli.
  • Linkedin, XING profillerim gayet güncel. Hatta klasik cv m de gayet güncel. cv hazirlama konusunda epey yol katettim üniversite yillarindan beri. Bir de kendi yapimim bir cv m var. Su an pek ortalarda degil, yakin zamanda cikar belki belli mi olur.
  • “Newsletter” aliyorum onlarca siteden, organizasyondan, eften, püften. Dogruya dogru cogunu okumuyorum. Takip ettigim birkaci var, digerlerinin alici listesinden cikmaya üseniyorum.
  • Geceleri uyurken lastfm hep acik :) Ninni misali, tek farki 60lardan 70lerden…
  • Girisimcilere, özellikle genc ve hazir sermayeyle gelmemis girisimcilere büyük saygi duyuyorum. Internet sitesi olsun, Taksim´de bir kafe olsun fark etmez. Kisisel düsüncem, isin pustluklarini ögrenip o aleme dalmak. Kisisel, dedigim gibi.
  • Bu aralar Almanya´daki startup lari inceliyorum. Etrafimda konustugum hemen hemen hic kimsenin sanal dünyayla cok da isi olmamasina ragmen Almanya´dan böylesine sirketlerin cikmasina sasiriyorum arada. Münih´te insanlar, doga, spor, yüzyüze görüsme, kafede bulusma modundalar. Demek ki tutucu sehir dedikleri kadar var :)
  • Arada Youtube, Milliyet,Eksisözlük ve bilimum benzer dev ve cesitli kullanici tabanina sahip sitelerde saatlerce yorumlari okuyorum. Gercek halk bir nevi orada, geek sitelerde degil.
  • Bu aralar “Sanal Dünya Cözümleri” konusuna merak sarmis durumdayim.
  • Mobil ve internetin dünyayi sekillendirecegine, yaratici kullanilirsa bircok insana fayda saglayacagina gönülden inaniyorum.

Bu yaziyi Ingilizce karakterlerle okuyan sizler de orta direk misiniz ?

  • Share/Bookmark

Hiçbirşeysizlik

Posted in Bir Ben Var Benden İçeri on April 28th, 2009 by admin – 2 Comments

Hani bazı zamanlar vardır, canınız hiçbirşey yapmak istemez. Yatağa uzanırsınız uyuyamazsınız…Birşeyler atıştırmak için mutfağa yönelirsiniz, canınız hiçbirşey yemek istemez. Bilgisayarın başına oturursunuz, haberlere bakarsınız, çıkarsınız sitelerde dolanırsınız, e-mailinizi tekrar tekrar yenilersiniz, birikmiş mailleri cevaplamak istersiniz, o da olmaz. Sosyal ağlara bakınırsınız, birşey çıkmaz. Eliniz telefona gider birilerini aramak için, sonra vazgeçersiniz. Dışarı çıkmak istersiniz, daha üstünüzü giymeden tembel ev kıyafetinize geri dönersiniz. Bir bira alırsınız buzdolabından aynı tadı vermez. Eric Amca’yı açarsınız dinlemek için, şarkılar aynı keyfi vermez. Eğlenceli bir film izlemek istersiniz, film başlamadan video oynatıcınızı kapatırsınız. Tekrar yatağa dönersiniz Marquez’i okumaya, tek satır ilerlemeden kitap kapanır. Uğraşmanız, araştırmanız gereken projeler vardır belki, ne beyniniz ne eliniz gitmez. Anı diye saklanan eski kağıt parçalarını karıştırırsınız, hiçbirşey hissettirmez. Bir iki blog okumaya çalışırsınız, satırları atlar, atlar, okumadan kapatırsınız. Telefon çalar bu kez, açmak istemezsiniz. Birkaç dakika boş boş bilgisayar ekranına bakarsınız sonra…Bilgisayarınızda biriktirdiğiniz, her virüs öncesi yedeklemeyi unuttuğunuz ve sayıları gittikçe azalan fotoğraf dosyalarınıza bakarsınız. O da sarmaz…Arkadaşlarınızı, ailenizi, sevgilinizi, vs. düşünürsünüz, sadece düşüncede kalırlar…Lastfm de şarkılar değişir, değişir, farkında olmazsınız bile…Bir hevesle aldığınız, poşetleri daha açılmamış dergileri karıştırırsınız, normalde gayet ilginizi çekebilecek bir makalenin yüzüne kapağı kapatırsınız. Moralinizi yoklarsınız, birşey yok, can sıkıntısı ? – O da yok…O taraflarda da hiçbirşey yok. Melankoli ? – Alakası yok. Duş alıp rahatlama düşüncesi gelir, bornoza el uzanmaz…Bir daha telefon çalar, açarsınız bu kez, yarınki partiye davet eder arkadaşınız, “Tamam gelirim” gibilerinden birşeyler çıkar ağzınızdan, beyninizden ise hiçbirşey…En iyisi uyumaktır belki, onu da yapamazsınız…Zaman akıp geçer, yarın olur, hayat kaldığı yerden devam eder.

İşte ben herkesin kesinlikle arada bir yaşaması gereken bu periyoda hiçbirşeysizlik periyodu diyorum. Teori saçması değil, benim bulduğum birşey de değil…Adı üstünde hiçbirşey :) Zaten B.B. King çalıyor, ben de yatayım. 

  • Share/Bookmark

Seçim Öncesi RTE Rüyamda !

Posted in Bir Ben Var Benden İçeri on March 22nd, 2009 by admin – 3 Comments

homersleep-main_fullNormalde rüyalarımı hiçbir zaman net olarak hatırlayamam; ama bu seferkini net olarak hatırlıyorum ve kayıt altına alınması için de sabahın 6sında sizlerle paylaşıyorum. Hikayeyi anlatmadan önce de, herkesin ilk duyduğunda “hmm,ilginçmiş” şeklinde tepkiler verdiği; ama hala aklımın almadığı, saatlerce süren rüyaların aslında saniyelerle sınırlı olması gerçeğini hatırlatmak istiyorum. Gelelim hikayeye…

Mevsim yaz, daha önce ismini hiç duymadığım bir şehrimize deniz-otel-güneşten oluşan saçma sapan bir tatile geliyorum. Şehir, rüyada Isparta diye geçiyor; ama alakası yok Isparta’yla. Sonra öğle vakitlerine doğru “hot dog ve midye” satan bir seyyar amcanın tezgahına yaklaşıyorum. Tam bu sırada yanımda bir gölge beliriyor. Bir de bakıyorum ki RTE. İlk intibam, gayet heybetli ve güleryüzlü olduğu şeklinde, rüya işte. Sonra bana birkaç soru sormak istediğini söylüyor, başlarda kıllansam da, sonradan niyetinin “halkı tanımak” olduğunu öğrenince seçilmişliğin verdiği gururla “Tabi, buyrun” moduna geçiyorum. Sırayla, dersanelerin FG’nin tekeli altında olup olmadığı, seçimler hakkında ne düşündüğüm, ilçe başkanlığı teklif edilse kabul edip etmeyeceğim ve takım elbisede çizgili mi düz mü modelleri sevdiğim sorularını soruyor. Aynı samimiyetle cevaplıyorum. Tam, kendisine, “Sayın RTE, neden kişisel bir e-mail adresiniz yok ?” sorusunu yöneltiyorum ki : “Onur, ne maili, iyi misin, Onur, şşşt….” 

Seçimler öncesi bu bir işaret miydi, merak etmiyor değilim…Hayırlısı….

  • Share/Bookmark

Yeni Adresten Devam

Posted in Bir Ben Var Benden İçeri on February 22nd, 2009 by admin – Be the first to comment

wordpress-tattoo-ed-morita2 günlük Wordpress incelemesi sonucu, açık kaynak kullanımı hakkında çok şey öğrendim ve Fikrim Karaborsada yazılarına artık bu basit tasarımlı siteden devam edeceğim. Ufak bir açıklama yapmak gerekirse eğer, yazıları Share/Save butonuyla istediğiniz mecrada istediğiniz kişiyle paylaşabilir, sağ taraftaki Twitter penceresinden beni “twitleyebilir”. devamında güncel yazıları okuyabilirsiniz. Ya da üst taraftaki İletişim sayfasından benimle doğrudan iletişim kurabilir, Arşiv sayfasından tüm yazılarıma ulaşabilirsiniz. Ayrıca diğer iki blogum Telcoscope ve Trippie ye de yine sağ taraftan göz atabilirsiniz.

Destekliyorum sayfasında ise özellikle beğendiğim girişimler ve sosyal içerikli projeler hakkında kısa tanıtımlar yapmayı düşünüyorum. Madem yazmak, paylaşmak, interaktif iletişim imkanları bana keyif veriyor, o halde tam gaz bu adresten devam…

Resim ref : Pajamadeen

  • Share/Bookmark

Kaybetmek…

Posted in Bir Ben Var Benden İçeri on January 4th, 2009 by admin – 8 Comments

İnsan, kendi yakınlarına, sevdiklerine varmadan kestiremiyor ölümün soğukluğunu. Bilemiyor aslında hayatın sadece dün ve bugün olabileceğini…Aptal hırslarına kapılıyor, dünyayı hırslarını gerçekleyebileceği bir yer olarak belliyor sadece…

Sonra anlıyor aslında hayata ne kadar aptal anlamlar yüklediğimizi…Ölüm tüm soğukluğuyla yanına yaklaşınca, sevdiklerinden birini ellerinden alınca…

Şayet bu yazıyı okuyorsanız lütfen bir kez daha düşünün sevdiğiniz insanları, onları bir kez daha bağrınıza basın, bir kez daha koklayın, kalplerine bir kez daha dokunun…

Ne yazık ki bana bu satırları yazdıran, ben Almanya’ya giderken, aynı saatlerde, doğalgaz kaçağı yüzünden yeni yılın ilk gününde daha 18 yaşında hayata gözlerini kapayan dünya tatlısı kuzenim Büşra…

Nur içinde uyuyasın, mekanın cennet olsun….

Dualarımız seninle…

  • Share/Bookmark