Girişimcilik Hikayeleri

2. Geleneksel etohum Şenliği

Posted in Girişimcilik Hikayeleri on August 27th, 2009 by admin – Be the first to comment

3690312800_d5fc72e5a7_oGeçen sene ilki düzenlenen etohum şenliği bu yıl ikinci kez etohumspermlerle buluşuyor. Başlangıçta efikrim adıyla üniversite şenliği olarak başlayan bu organizasyon, sonrasında üniversitelerden bağımsız tüm girişimci spermlere açık hale geldi, ilk kez geçen sene. Önümüzdeki senelerde umarız sadece yurt geneline değil yurtdışına da açılma fırsatı yakalayacak. Bu sene ise 27 Ağustos – yani bugün – ikinci kez kapılarını davetlilere açıyor. Başlangıç aşamasında, şenlikte yer almak isteyen girişimci spermler sene sonuna kadar başvurularını yapacak. Organizasyon programını ise ünlü organizatör Burak Büyükdemir’den dinleyin, buyrun buradan.

Fikir sahibi olmak için geçmiş zaman şenlik vidyolarını buradan izleyebilirsiniz.

Ekleme : Burak Hocam sağolsun, sitedeki “FIFO” (First in First Out) bana İTÜ Endüstri Mühendisliği ilk senesindeki Prof. Dr. Bülent Durmuşoğlu’nun “Introduction to Manufacturing” dersini anımsattı. Kendisini saygıyla selamlarım.

  • Share/Bookmark

Mekan Girişimciliğinde Yeni Bir Soluk : Spoon Cafe & Mutfak

Posted in Girişimcilik Hikayeleri on February 24th, 2009 by admin – 3 Comments

spoonTaksim’e uğrayıp da birşeyler atıştırmadan eve geri döneniniz yoktur herhalde. İstiklal Caddesi ve onlarca tali sokağında binlerce mekan bu amaca hizmet ediyor şu anda. Hepimizin birkaç farklı yerde arkadaşlarımıza tavsiye edebileceğimiz favori mekanlarımız var. İşte yeni açılan Spoon Cafe & Mutfak da , Taksim’in yeni favori mekanlarından olmaya aday. “Daha uğramadın bile, nereden biliyorsun favori mekanımız olacağını” diyenleriniz için önsezilerimi destekleyen birkaç argüman sunayım sizlere.

Mekanın ortaklarından Çağrıhan Ertuğral girişimci ruhlu, İTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı mezunu ve tasarım formasyonunu uzun zamandır farklı alanlardaki girişimleriyle yoğurmuş bir insan. Kendisini uzun zamandır tanıyor ve takip ediyorum. Girişimciliğin en önemli şartlarından biri olan “yaptığı işe aşkla bağlanma” konusunda bana da güzel bir örnek olduğunu düşünüyorum. Genç sayılabilecek bir yaşta kurtlar sofrası Taksim’de rakiplerin sert giriş engelleri oluşturduğu bir pazarda böyle bir şevk ve hırsla giriştiği işletmecilik işinde çok başarılı olacağını tahmin ediyor ve can-ı gönülden “yolu açık olsun” diyorum. Öte yandan mekanın diğer ortağı Erol Yıldırım ise İsveç’teki çalışmalarını yarım bırakarak girişimcilik sevdasıyla İstanbul’a geri dönmüş bir insan. Kendisinin de Çağrı’dan geri kalır yanı yok girişimcilik konusunda.

spoon-kroki-copy1Şimdi gelelim menüye. Diyelim ki Taksim’e yolunuz düştü ve mekana uğramak istediniz. Öncelikle tavsiyem Spoon Cafe Mutfak Facebook grubuna üye olmanız. Şu an için 161 üyesi bulunan gruba dahil olarak interaktif müşteri ilişkileri deneyimini yaşayın mekanın ortaklarıyla beraber. Yeterince tatmin olamadınız ve ısrarla mekanı görmek istiyorsunuz. O zaman ya Google sizi bu şekilde mekana götürsün ya da yukarıdaki gibi basit bir anlatımla yolunuzu bulun. Size bir diğer önerim de Spoon’a gitmeden Facebook grubundan gayet makul menüleri görmeniz.

Aslında müşteri ile interaktif ilişki kurma ve müşteriye ulaşmada tüm mecraları kullanma adına yapılabilecek herşeyi yapacaklarına inanıyorum, ama yine de küçük bir tavsiye olsun coğrafi nedenlerden henüz müşteriniz olamamış ama daimi müşteriniz olarak bilmenizi istediğim zat-ı alimden. Telefonla sipariş tamam, Yemeksepeti üzerinden sipariş tamam, anında mesajlaşma araçları (Msn, icq, GTalk, Yahoo Messenger) üzerinden sipariş tamam, e-mail ile sipariş tamam. Tek yönlü sipariş almanın dışında gelin BURADAN da müşterinin nabzını tutun, önerileri ve değişiklik taleplerini ilk ağızdan ve anında dinleyin. Bunun haricinde birkaç harici fikir daha belirdi ama onları da direkt kendilerine ulaştırayım :)

Bu yazıyı okuyan sevgili arkadaşlar, sizlerin de fikirlerini merak ediyorum. Yeni bir mekan açtınız ve klasik satıcı-müşteri ilişkisinden sıyrılmak için hangi mecraları kullanır ve hangi yöntemleri geliştirebilirsiniz ? Bu konuda deneyimli arkadaşlar da deneyimlerini paylaşabilirse ne mutlu bizlere…

  • Share/Bookmark

E-TOHUM Finalini Gerçekleştiriyor

Posted in Girişimcilik Hikayeleri on January 14th, 2009 by admin – Be the first to comment

anasayfaetohumDaha başladığı ilk günlerde ufak bir tanıtımını yapmıştım bu organizasyonun. Aradan aylar geçti ve önderliğini Burak Büyükdemir’in yaptığı etohum beklenen final toplantısını gerçekleştiriyor. 31 Ocak Cumartesi günü gerçekleşecek olan toplantıya Türkiye’nin önde gelen internet girişimcileri, internete gönül veren insanlar, internetin geleceğine can-ı gönülden inananlar ve girişimcilik fikriyle yanıp kavrulan herkes katılıyor olacak. Aklınızda bu kadar geniş katılıma, Türkiye’nin geleceği olacak internet hakkında konuşulacaklara ve tüm konuklara rağmen türlü şüpheler olabilir.

Nedir bu etohum diyenleriniz olabilir ki cevabı ayrıntılı biçimde burada. Ya da “Ben 8 aydır hiçbir toplantıya gelemedim, çok alakasız kaçmaz mı?” diyen çekingenleriniz de olabilir, onlara arşivli cevap da burada. Bazılarınız abartıp “Ben Anadolu yakasında oturuyorum, İTÜ Maçka kampüsünü nasıl bulacağım? ” da diyebilir, onlara cevabım da burada.

2869402117_7c289ab432Buraya kadar okuyarak cumartesi günü katılmaya karar verdiyseniz eğer, öncelikle buradan organizasyon hakkında ufak bir bilgi alın, buradan da hem kaydınızı yaptırın hem de diğer katılımcılarla sosyalleşmenin keyfini çıkarın. Şimdi diyeceksiniz ki neden reklamını yapıyorsun bu organizasyonun ? Bu soruya cevabım da şu : Birincisi, Burak Büyükdemir’i etohum başlangıcından itibaren tanıma şansı buldum ve kendisine tüm yüreğimle inanıyorum, ikincisi etohum toplantılarında ve takip eden sosyal ağ iletişimlerinde çok güzel ve bana çok şey katan insanlar tanıdım, üçüncüsü etohum Türkiye’de internet, bilişim, teknoloji, vb. geleceğimizi güzelleştirecek konularda özellikle genç beyinlerin kendilerini geliştirmesi için önemli bir kapı, dördüncüsü cumartesi günü açıklanacak 15 yeni internet girişimini ve girişimcisini merak ediyorum, son olarak da 7-8 santigrat dereceli muhtemelen yağmurlu bir İstanbul cumartesinde başka ne yapmayı düşünüyorsunuz ki gidin kampüsümü görün :)

Coğrafi imkansızlıklardan dolayı ben orada olmayacağım ama eminim arkadaşlarım muhtelif yerlerden canlı yayın yapacaklardır. An be an takip edeceğim…

Şimdi söyleyin bakalım kararınız nedir ?

[polldaddy poll=1272954]

Resim ref: doktorsitesi.com toplantısından alıntı

  • Share/Bookmark

Türk Girişimleri Avrupa’ya Ne Zaman Açılacak ?

Posted in Girişimcilik Hikayeleri on September 10th, 2008 by admin – Be the first to comment

Aslında bu yazıyı yazmak için erken mi bilemiyorum; fakat bugün Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin yurtdışı yatırım planları ile ilgili bir araştırma raporu okuyunca direk aklıma bu konu geldi. Özellikle son 10 yılda Türkiye’nin önde gelen şirketleri Çin, Ukrayna, Romanya, Belarus, İran, Irak, Doğu Blok Ülkeleri, İskandinavya, vb. ülke ve bölgelere yatırım yapıyorlar. Bu yatırımlar ya satınalmalar, ya ortaklık ya da sıfırdan sektöre giriş şeklinde oluyor. Ve bu şirketlerde çoğunlukla yurtdışındaki yabancı şirketlerde çalışan Türkler veya Türkiye’den seçilen kalifiye insanlar görevlendiriliyor. Ben, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, bu yatırımların ve yetiştirilen işgücünün ülke ekonomisine ve insan kaynağımıza ciddi katkıları olduğunu düşünüyorum.

Gelelim internet dünyasına…Evet, özellikle ABD’de ve Almanya’da,  Türk girişimcilerin çok başarılı projelerini duyuyoruz ve bazıları sektörün öncüleri olmaya aday projeler veya oldular bile. Bakınız Emre Sokullu’nın grou.ps u veya bakınız etohum TV de izlediğimiz Tamer Kulaç ve projeleri. Ama benim asıl merak ettiğim Türkiye sınırları içerisinde belirli bir büyüklüğe ulaşan internet girişimlerimiz ne zaman satın alınmalar yerine satın almalara başlayacak. Sektörün ülkemizdeki büyüklüğü, imkanlar, piyasa şartları, yurtdışına açılma koşulları hakkında çok boş değilim ve bu işin çok da kolay olmadığının farkındayım. Belki de bu sorgulamayı bu günleri görmeye duyduğum özlemle yapıyorum. Çünkü ben önümüzdeki dönemlerde gittigidiyor‘un ebay tarafından satın alındığı değil, gittigidiyor’un Ukrayna’da,Belarus’ta, Polonya’da, Rusya’da internet şirketlerini satın alarak global arenaya zıplayabilme ihtimalini seviyorum. Bazı imkansızlıklarımız olmasına rağmen Türk internet sektörü çok hareketli günler yaşıyor. Belki sektörde konunun piri ülkeler kadar zenginlik ve hareketlilik henüz göremiyoruz ama hemen hemen her konuda örnek olarak verdiğimiz, genç nüfus potansiyelimiz, bence, bu alanda da yeni projeler yaratmaya ve sektörü çok ilerilere taşımaya kabil olabilir.

Herkesin yeni bir iş kurmasından, her bireyin internet şirketi sahibi olmasından bahsetmiyorum, mevcut şirketlerimizin genişlemesi, bu şirketlerde yetiştirilen internet gücümüzün artması, yeni açılan şirketler ve büyümelerle internet sektörünün Türkiye’de bir inşaat sektörü, bir finans sektörü veya bir turizm sektörü gibi ana sektörlerden biri haline gelmesinden bahsediyorum. O zaman eminim, yurtdışına açılmamız çok daha kolay ve hızlı olacaktır. Çünkü şu an nispeten bakir olan Türk internet pazarı da bir gün doygunluğa ulaştığında, ihtiyacımız olan global oynamak olacaktır kesinlikle.

Resim ref : Time

  • Share/Bookmark

Beş Parasız Girişimci Olamaz mı ?

Posted in Girişimcilik Hikayeleri on August 27th, 2008 by admin – 1 Comment

Uzunca bir süredir internet girişimlerini ve girişimcileri takip ediyorum. Türkiye’de de bu konuda konunun üstadları önderliğinde çok başarılı örneklere rastlıyoruz. Web 2.0 konusuyla ve internet ile ilgilenenler her ortamda fikirlerini paylaşıyorlar ve Türkiye’deki network her geçen gün büyüyor. Buraya kadar herşey mükemmel. Merak ettiğim konu ise şu, şimdiye kadar tanıştığım ve geçmişlerini incelediğim girişimcilerin çoğu Startup larını kurarken 20.000 – 50.000 YTL arası sabit başlangıç giderini ceplerinden vermişler. (Tasarım, yazılım, server, yazılımcı, vb. maliyetleri) Zaten girişimlerin bir kısmı da çok büyük medya veya teknoloji şirketlerinin yatırımları (Doğan, Teknoloji Holding, vb.) ki bunları konu dışında bırakıyorum zaten. Doğan Holding’in onlarca yeni girişim açıp onlarcasını belli bir süre sonra kapatması hiç mi hiç heyecan vermiyor bana. Sorum şu : Daha henüz tohum aşamasında olan, harika bir iş fikri ve iş planı/modeli, gelir modeli olan bir girişimci cebinden beş kuruş çıkmadan iş kurabilir mi ya da böyle örnekler var mı ? Tamam, girişimci olmak pek tabi ki risk almayı gerektiriyor fakat farklı sebeplerden dolayı -maddi anlamda- bu riski alamayacak olan fakat girişimci ruhu taşıyan ve güzel bir fikri olan insanlar iş kuramaz mı kesinlikle ? Yoksa – şu an için – Türkiye’de mi durum bu şekilde ?

Bu konuda fikri ve tecrübesi olan insanların düşüncelerini merak ediyorum. Bana kredi çek, sağdan soldan, aileden tanıdıklardan bulmaya çalış, büyük bir şirkete fikrini sat mı diyecekler yoksa “Evet, bu şekilde kurulan şirketler de var, örnek olarak da ….” mı diyecekler ? Burak Hoca’nın her geçen hafta büyüttüğü girişimci-yatırımcı buluşması toplantılarında da bu konuyla ilgili geri dönüşler almak istiyorum, umarım 4 Eylülde orada olabilirim.

Resim ref: Michigan

  • Share/Bookmark