Aslında bu yazıyı yazmak için erken mi bilemiyorum; fakat bugün Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin yurtdışı yatırım planları ile ilgili bir araştırma raporu okuyunca direk aklıma bu konu geldi. Özellikle son 10 yılda Türkiye’nin önde gelen şirketleri Çin, Ukrayna, Romanya, Belarus, İran, Irak, Doğu Blok Ülkeleri, İskandinavya, vb. ülke ve bölgelere yatırım yapıyorlar. Bu yatırımlar ya satınalmalar, ya ortaklık ya da sıfırdan sektöre giriş şeklinde oluyor. Ve bu şirketlerde çoğunlukla yurtdışındaki yabancı şirketlerde çalışan Türkler veya Türkiye’den seçilen kalifiye insanlar görevlendiriliyor. Ben, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, bu yatırımların ve yetiştirilen işgücünün ülke ekonomisine ve insan kaynağımıza ciddi katkıları olduğunu düşünüyorum.
Gelelim internet dünyasına…Evet, özellikle ABD’de ve Almanya’da, Türk girişimcilerin çok başarılı projelerini duyuyoruz ve bazıları sektörün öncüleri olmaya aday projeler veya oldular bile. Bakınız Emre Sokullu’nın grou.ps u veya bakınız etohum TV de izlediğimiz Tamer Kulaç ve projeleri. Ama benim asıl merak ettiğim Türkiye sınırları içerisinde belirli bir büyüklüğe ulaşan internet girişimlerimiz ne zaman satın alınmalar yerine satın almalara başlayacak. Sektörün ülkemizdeki büyüklüğü, imkanlar, piyasa şartları, yurtdışına açılma koşulları hakkında çok boş değilim ve bu işin çok da kolay olmadığının farkındayım. Belki de bu sorgulamayı bu günleri görmeye duyduğum özlemle yapıyorum. Çünkü ben önümüzdeki dönemlerde gittigidiyor‘un ebay tarafından satın alındığı değil, gittigidiyor’un Ukrayna’da,Belarus’ta, Polonya’da, Rusya’da internet şirketlerini satın alarak global arenaya zıplayabilme ihtimalini seviyorum. Bazı imkansızlıklarımız olmasına rağmen Türk internet sektörü çok hareketli günler yaşıyor. Belki sektörde konunun piri ülkeler kadar zenginlik ve hareketlilik henüz göremiyoruz ama hemen hemen her konuda örnek olarak verdiğimiz, genç nüfus potansiyelimiz, bence, bu alanda da yeni projeler yaratmaya ve sektörü çok ilerilere taşımaya kabil olabilir.
Herkesin yeni bir iş kurmasından, her bireyin internet şirketi sahibi olmasından bahsetmiyorum, mevcut şirketlerimizin genişlemesi, bu şirketlerde yetiştirilen internet gücümüzün artması, yeni açılan şirketler ve büyümelerle internet sektörünün Türkiye’de bir inşaat sektörü, bir finans sektörü veya bir turizm sektörü gibi ana sektörlerden biri haline gelmesinden bahsediyorum. O zaman eminim, yurtdışına açılmamız çok daha kolay ve hızlı olacaktır. Çünkü şu an nispeten bakir olan Türk internet pazarı da bir gün doygunluğa ulaştığında, ihtiyacımız olan global oynamak olacaktır kesinlikle.
Resim ref : Time