Pazarlama / Reklam Örnekleri

Dikkatimi Celbedenler : Newsweek, MaviMucize, ParamKayboldu.com

Posted in Pazarlama / Reklam Örnekleri on November 14th, 2008 by admin – 1 Comment

Yer yer aklıma gelen, yolda, orada, burada kafamı kurcalayan konuları hem kaydetmek hem de yorumlamak amacıyla burada zikredeyim istedim.

Mesela özellikle Taksim – Maslak hattı arasındaki palet ve reklam panolarında yeni Türkçe baskısının reklamını yapan Newsweek ilgimi çekenlerden. Kırmızı fon üstünde dünya liderlerini konuşturarak piyasaya girişini etkileyici biçimde müşteriye ulaştırmışlar diye düşünüyorum. Yakında da bu sayfada olacaklar. Ayrıca Türk okuyucusu için de bir Twitter hesabı yaratmalarını rica ediyorum, buna ek olarak.

Bir diğer ilgimi çeken reklam ise gayet provakatif bir strateji izleyen Pfizer’in Mavi Mucize metro reklamları. Cinsel hayat ve sağlık içerikli bir site hazırlamışlar. Büyük firmaların halkı bilgilendirme, internet servis sağlayıcıları üzerinden sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştirme ve 3. partilere sponsor olma trendini Türkiye’de de yoğun olarak görmeye başladık gibi. Pfizer’in sloganı : Erkeksen gir ! Sizce de provakatif değil mi? Bir de ortalama Türk erkeğinin kişisel tatmin açlığı ve malum erkeklik çıkarımları sebebiyle görüyoruz ki şimdiden Alexa durumu şöyle : Mavimucize.com has a traffic rank of: 492,911. Bu da benim durumum : Fikrimkaraborsada.wordpress.com has a traffic rank of: 1,954,577. Ozalitçiden 5.000 tane sticker edinip İstanbul’un dört bir yanına “Erkek olmayan girmesin, sıkıysa gir, buraya girilmez”  şeklinde blogumun reklamını yapsam mı, düşünmeden edemedim :)

Girişimcilik konusunda yaptığı her işi ilgiyle izlediğim Ersan Özer’in yeni ve eğlenceli girişimi ParamKayboldu.com ağır ağır yayılmaya başladı etrafımda. Az buçuk benim etkim olduğunu gizlemeyeceğim. Sitenin ana kurgusu şu şekilde : Hergün bir kişi  (şu an için internet güreşimcileri) 5 YTL sini kaybediyor ve kaybettiği paranın seri numarasını ve nerede kaybettiğini belirtiyor. Bu parayı bulan kişi ilgili adrese parayı yolladığı an farklı hediyelerden birini kazanıyor. Henüz herhangi bir para bulunamadı yanılmıyorsam. Merak ettiğim bir diğer konu ise, bize ne zaman para kaybetme hakkı verileceği… ParamKayboldu.com un gerçekten başarılı bir viral olduğunu, para üstlerini 5er YTL ler şeklinde isteyecek insan sayısının fazlalığı belirleyecektir diye düşünüyorum. Merkez Bankası bu durumda 5 YTL adetlerinin çevrimine dair çözümler düşünür mü bilinmez. Merakla seri numaralarını takip ediyor olacağım.

ps: Bir maruzatım var son olarak, teknoloji, internet, 2.0, 3.0, Kablosuz-Pasif Ağlar, 3N, WİMAX, vb. konuşup duruyoruz ama bir yandan da hala eklentili e-maillerin Outlook servisiyle ulaştırılamaması ve acaba gönderdiğim SMS gitti mi ki sorunsalları ile uğraştığımız oluyor. Bu ne yaman çelişkidir böyle !

 

 

 

  • Share/Bookmark

İş Tanımı : Bayram Şekeri Pazarlama Yöneticisi

Posted in Pazarlama / Reklam Örnekleri on September 21st, 2008 by admin – 1 Comment

Hazır Ramazan Bayramı da yaklaşıyorken bayram şekeri reklamları da “prime time” boy göstermeye başladı. Tabi ki de yine aile ve yaşlı amca, teyzelerle kurgulanan duygu dolu reklamlar. Ki ben bayramı bu kadar şeker odaklı yaşayan bir aile de henüz görmüş değilim, hatta şeker sadece karşılama objesi olmaktan öteye gitmez genelde :) Asıl merak ettiğim konu ise bu markaların -eğer varsa- pazarlama yöneticileri, sorumluları, yetkilileri,vs. nasıl bir hal-i ruhiye içerisindedirler ? Yani, bariz bir şekilde yönettikleri ürün sadece ve sadece iki adet bayram öncesinde tanıtılıyor ve 3-5 günlük bayram süresince de tüketilip bir sonraki bayrama kadar unutuluyor. Hemen hemen her ailenin evine bu şekerlerden girdiğini düşünürsek aslında ortada güzel bir pazar var; ama ürünün pazarlama sorumlusuna düşen iş 10 ila 15 gün ile sınırlı. Üretici şirketleri, marka ve ürün yönetimini hakkıyla yapan şirketler olarak düşünürsek mutlaka bu ürünlerin ve markaların da sorumluları olmalı diye düşünüyor insan, yoksa bayramlık stajyerler mi tutuluyor ürünün marka, pazar analizi, reklam, rakip analizi, trend analizi,vb. gibi çalışmalarını gerçekleştirmek için ?

Gönül ister ki bir pazarlama yöneticisi abimiz/ablamız bu yazıyı görsün ve “bayram öncesi, bayram sırası ve bayram sonrası bayram şekeri pazarlama faaliyetleri nasıl yürür”, bir yorum yapsın ! Çünkü ben bayram dışında bu şekerlerden yediğimi veya marketlerde gördüğümü hiç hatırlamıyorum. Bu tarz bayramlık ürünler var mı diye düşünüyorum, dana, koyun, inek, tosun hayvansal ürünleri her daim tüketilen ürünler veya bayrak sektörü (Cumhuriyet, Zafer, Çocuk, Gençlik bayramları münasebetiyle) insanımızın milliyetçi (!) duyguları sağolsun her zaman talep gören sektörlerden biri.

O zaman birisi bana bayramlık ürün, bayram şekerinin, perde arkasında neler oluyor açıklasın. Şİrket yöneticileri “Arkadaşlar, bayrama 15 gün kaldı, güzel bir reklam girelim, süpermarketlerde raf ihalesine katılalım, örnek ürünlerimizi vatandaşa dağıtalım, kalan olursa da biz yiyelim” gibi bir komut mu veriyor ?

  • Share/Bookmark

Bu bir limonata hikayesidir.

Posted in Pazarlama / Reklam Örnekleri on August 29th, 2008 by admin – 2 Comments

Geçen gün arkadaşlarımla dışardayken fark ettim ki biradan sonra en fazla sipariş ettiğim içecek limonata olmuş, döndüm baktım maziye eskiden de durum böyle miydi diye, hayır.  O zaman bana benzer diğer insanları da düşünerek bir ürünün zirveye yükselişini incemelek güzel olur diye düşündüm.

Öncelikle bu ürünün tarihçesini karıştırmak gerekir diye düşündüm ve öğrendim ki limonatanın ana kaynağı olan limon ilk olarak Hindistan’da ortaya çıkmış, anlamı da “altın elma” demekmiş. Limonatanın ise ilk olarak Mısır’da 1.500 yıl önce keşfedildiği rivayeti var ortada. İlk limonata karışımı ise limon ve bal şarabından oluşuyormuş. Bu güzide içeceğin ilk kez ticarette kullanılması ise 10. yy da Kahire dolaylarında Yahudi tüccarlar tarafından oluyor. Daha fazla tarihçeye boğulmadan neden limonata yazısı yazdığımdan bahsedeyim.

Şu an 23 yaşındayım ve ortaokul, lise yıllarıma baktığımda limonatanın “bizden, halktan, yer yer varoş, kuru pastanın ekürisi” imajını hatırlarım. 2. el araba pazarlarından, kenar mahalledeki geleneksel masa örtülü ufak pastanemizden, lise kantinlerinden, “Buz gibi soğuk su” diye çığıran ayakları çıplak çocukların 2. haznesinden, fast food restoranlar zinciri kırması SüperBurgerCrazyTurk hamburgercisinin şok menüsünden hatırladığım birisiydi kendisi o zamanlar. Sonraları Garanti’nin “Sucu Çocuk” reklamı ile dimağlarımızda daha sevimli bir yere oturdu bu limonata denen içecek. Genelde standart Paşabahçe düz bardaklarında servis edilirdi restoran, kafe ve bilimum içecek servisi yapan mekanlarda. Ve her zaman aklımda “Limon : 1 milyon” imajıyla kaldı.

Gelelim günümüz post modern, Nişantaşızade limonatasına, tabi ki bir daha ismi hiç bir zaman tek başına anılmamak üzere…Tabi bu imaj değişiminde, küresel ısınmanın bünyelere verdiği bunalma hissi, bar, kafe ve restoranların el ele vererek limonata süslemesi işine girişmeleri (Fesleğenli, Naneli, Elma dilimli,vb.) ve çeşitli çevrelerin beyin yıkamaları gayet etkili oldu. House kafede aynı durum, Limonlu Bahçe’de aynı durum, Mano/Tünel’de aynı durum…

Sonuç itibariyle mahallemiz sakini 2 YTL lik limonata harika bir marka / imaj / tanıtım çalışmasıyla içeceklerin baştacı 6/8/10/15 YTL lik …..li limonata ya dönüştü. Hepimize hayırlı olsun..Ben pazarlama diye buna derim işte !!

  • Share/Bookmark

Heineken Tecrübesi

Posted in Pazarlama / Reklam Örnekleri on July 15th, 2008 by admin – Be the first to comment

Heineken gayet basit ama eğlenceli bir viral uygulamaya imza atmış. “Share the Good” sloganıyla pazarlamasını yaptıkları Heineken Premium Light için paylaşıma açık ve kişiselleştirebildiğiniz bir reklam kampanyası tasarlamışlar. Şurası kesin ki Time dergisinin “Yüzyılın Kişisi : Sen” tanımlamasının ne kadar doğru olduğunu markalar da keşfetmiş durumdalar. Artık reklam kampanyalarının yıldızları da ünlü starlar, çıtır ama boş mankenler, popülerize edilmiş şarkıcılar değil biziz…Bu böyle biline…

  • Share/Bookmark

Farklılıkları Keşfetmek

Posted in Pazarlama / Reklam Örnekleri on June 30th, 2008 by admin – Be the first to comment
Pazarlama bilimini incelediğim, sorguladığım son 3 yılda birçok farklı şirketin pazarlama çalışanlarını da gözlemleme fırsatı buldum. Hatta çok farklı departmanların farklı pazarlama birimlerinin çalışanlarını…Veya girdiğim ortamlardaki pazarlama, marka, reklam, web, innovasyon, ürün geliştirme, ürün yönetimi üzerine çalışanları…

Türkiye’nin önde gelen kurumlarının pazarlama departmanlarında ortak bir şey fark ettim ki çalışanlar halktan, hayatta neler olup bittiğinden çok uzaktalar. Ekonomik ve sosyo kültürel açıdan birbirinin aynısı olan onlarca çalışanı barındıran bu departmanlarda haliyle çok da yaratıcı fikirler çıkamıyor. Farklılıkların yarattığı sinerjiyle yenilikçi projelere imza atılamıyor. Çoğunda hep bildiğimiz kampanyalar, hep bildiğimiz yaklaşımlar.

Bence insan kaynakları departmanları, şirketlerin yaratıcı bölümlerine çalışan seçerken farklılıkları da gözetmeli. Yani kurum kültürüne uygun standart çalışanlardan çok, yaratıcılığı tetikleyen farklı fikirlere sahip kişiler tercih edilmeli. Buna ilaveten pazarlamaya gönül vermiş fakat hala işin çok daha başında birisi olarak şunu keşfettim ki gerçekten yaratıcı fikirlere imza atmak isteyen birisi kişiliği, zevkleri, tarzı, dünya görüşü dışındaki şeylere de açık olmalı, onları da araştırmalı.

Popüler bir anlatımla anlatmam gerekirse, Deep Purple dinleyen kitleyi de anlamalı, Serdar Ortaç dinleyenleri de veya Nişantaşı’ndan giyinen tipleri de gözlemlemeli Güneşli Outlet lerinden giyinenleri de…Çok farklı kesimlerden örnekleri sindirmeli, çok farklı mekanların havasını solumalı…Tüm bunlar, bir ürünü/hizmeti pazarlarken çok faydalı olacaktır.

En azından benim inanışım bu yönde ve farklılıkları tatmanın hem bakış açımı hem de yaratıcılığımı geliştireceğini düşünüyorum. İsterim ki 30 yıl sonra bu yazının altına “Denedim ve başarılı olduğunu gördüm” şeklinde bir yorum yazabileyim.

ps: Bir de , farklılıklara tahammülü olmayan, memura bağlamış insanların vahim durumu hakkında bir kitap yazabilecek kadar doluyum galiba :)

  • Share/Bookmark